9 Ağustos 2015 Pazar

Yola Dair

Hava,
düşlerimin altında 5 derece.
Yollar açık,
yollar gidilesi,
yollar bize zaten hep gidilesi...
Telefon rehberinin tozlu numaraları,
ellerinde kürekler,
kürediler yolları.
Dönüş vakti galiba,
giriş vakti kafese, kesin.
Doyasıya uçamamıştım henüz,
olsun.
Hiç değilse dostlar gurbette görsün.
Eline sağlık,
nâmert kürekçi.
Açmasan bu yolları,
bilemezdik kimin verdiğini...

Tolga GÜNDOĞDU
Sebeb-i  İstanbul

-Hiç simit yememiş bir martının
kanadına kol germek için-
 dedim , bugün.

Tolga GÜNDOĞDU
07.11.2014
Zamanaşımı

Dul şehrin
bekar sakinleriydik.
her sokağa sevdalı ,
her kaldırıma acemi…
Günümüz kısa ,
gecemiz ebediydi.
Sanılanın aksine
bir uzun saç değildi aranan.
Bekledik o yıl
Hem de her saniye.
Ama ,
Kapanmayacaktı akreple yelkovan arasındaki o fark.


Tolga  GÜNDOĞDU 

31 Ekim 2014 Cuma

Kürkçü Dükkanı

Ay baktığım yerde
Karanlık ise yine çok koyu.
Duman bugün dört duvarın içinde.
Başka bir nefese gerek duymadım.
Şiirler okudum kendime,
yemekler yaptım.
Alt yazıda bir anne feryadı gördüm,
ağlayamadım bile…
Zor işti bir kadın sevmek.
İlhamın olmayan bir kadın,
haramın tâ kendisiydi belki.
Göze gözün,
yüreğe tenin değmesi ürkütücüydü.
Tüm sular çekilene dek,
sandalım hala yalnızlığım…


Tolga Gündoğdu
Yeşilucu

Yol yağmur
Gün somurtkan
Aşk ise arkamda …
Yoldaşlar bekler,
Beşparmak’ın ardındaki avuçlar.
Düşler kısa
Hayaller uzun.
Silahsız çatışma
Yaralı yok.
Ölen, yine ben.
Yoldaşlar bekler,
Beşparmak’ın üstündeki izler
Baktıkça yeşerecek,
Bu çorak
Bu riyâkar
Bu mahpus
Kendinden yalancı emin
Gölge üstüne gölge düşmüş
Yılan yuvaları !


Tolga Gündoğdu

22 Ağustos 2014 Cuma

Bir Mektup Bir Öğüt

Kapatmak istiyorlar beni anne,
Yağmurla toprağın koklaşamadığı yerlere.
Gecenin tüm güne zulmettiği,
O plastikten de öte beton yığınlarına…
Haykırmak isterken sevdanın asıl adını,
Yalanın diğer adıyla şarkılar dinletiyorlar.
Toprağım yeşermesin diye gözlerimi kapatıyorlar anne,
su bile vermiyorlar…
Ama, ne o nice kıvılcımların sığındığı mağarayı,
Ne de önündeki ateşi biliyorlar…
Tanımıyorlar bizi,
Kendi tanrılarını anlatıyorlar sadece.
Ve bu büyük BEYlerin derdi, beyinlerimizle anne.
Ya beynimizi yiyorlar,
ya da beynimizi akıtıyorlar.
Demem o ki anne,
Pir’den başka bir yol varsa,
O da o yolun devamıdır,anla anne…


Tolga Gündoğdu

12 Ağustos 2014 Salı

Mağlup Rüyaların Düşleri

Sanma ki ,
Seni sevmeyi bıraktıktan sonra şiire küstüm.
Küstüğüm, kelimelerindi.
O, dilimin en ucunda,
Boğazımın en düğümünde,
Gözümdeki perdenin en süslü nakışında…
Küsemedim.
Sevilmeyi beceremediğim kadar başarılı oldum bu işte de !
Yeni kapılar açtım,
Bir adaya hapsettim tüm zehrimi…
Gitmek istiyorum.
Kuluçkadaki bir anne gibi beklerken seni,
Güneşe yenilen bir yıldız gibi kaçmak istiyorum senden.
Sanma ki,
düşlere sırt döndüm.
Ancak,
gözlerimi rüyalarına açtım...

               Tolga Gündoğdu